A-) GİRİŞ
Meslek hayatları boyunca ağır mesai şartları altında mesleğini icra eden hekimler, özellikle sınır ötesi operasyonlarda veya yurt içi askeri birliklerde/TSK bünyesinde görevlendirildiklerinde ciddi hukuki mağduriyetlerle karşılaşmaktadır. Pratisyen hekimlerin 2 ay boyunca askeri birliklerden dışarı çıkmalarına izin verilmeksizin, 7/24 esasına göre adeta birliğe hapsedilerek çalıştırılmaları sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.
Bu olağanüstü mesai şartlarına rağmen, idare çoğu zaman hekimlerin nöbet ve icap nöbeti ücretlerini ödemekten kaçınmaktadır. Peki, idarenin “size zaten tazminat ödüyoruz” savunması hukuka uygun mudur? Hakkınızı ararken hangi yolları izlemeli, hangi kurumlardan uzak durmalısınız? Bu kapsamlı rehberde, güncel mahkeme kararları ışığında hekimlerin yasal haklarını adım adım inceliyoruz.
B-) HEKİMLER HANGİ MEVZUATA GÖRE GÖREVLENDİRİLİYOR?
Pratisyen hekimlerin sınır ötesi veya askeri birliklere re’sen gönderilmelerine ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Mecburi görevlendirmelerin doğrudan şu hukuki dayanaklarla yapıldığı görülmektedir:
1. 07.02.2018 tarihli Protokol Mad. 7 ve Mad. 16/6:
Bu maddeler, Sağlık Bakanlığı personelinin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde görevlendirilme şartlarını, mali haklarının kim tarafından karşılanacağını ve operasyon bölgelerindeki görev yükümlülüklerini düzenlemektedir. Bu maddelerin özeti şöyledir:
- Görevlendirme Sınırı: Milli Savunma Bakanlığının talebiyle görevlendirilecek sağlık personelinin il dışı görev süresi, bir yıl içinde toplam iki ayı geçemez.
- Asıl Kurumun Sorumlulukları: Görevlendirilen personelin temel özlük hakları ve harcırah ödemeleri, kadrosunun bulunduğu asıl kurum (Sağlık Bakanlığı) tarafından yapılmaya devam eder.
- TSK’nın Sorumlulukları: Bu görevlendirmeden doğan “sağlık hizmetleri tazminatı”, yurt dışı görev harcırahı ve ilave ödemeler ise personelin fiilen görev yaptığı TSK birliği tarafından ödenir.
- Askeri Araçlarda Görev Yükümlülüğü: Teröristle mücadele harekât bölgesinde ve sınır ötesi harekât kapsamında görev yapan birliklerde hasta ve yaralı tahliyesinde Sağlık Bakanlığınca görevlendirilen personel; her türlü askeri araçta (kara, deniz veya hava vasıtalarında) görev yapar.
2. Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği (Madde 11):
Bu madde, Bakanlık personelinin geçici görevlendirme şartlarını, istisnai durumlarını (afet, boşanma, eş durumu vb.) ve en önemlisi görevlendirme sürelerindeki üst sınırları düzenlemektedir. Bu maddenin hekimlerin sınır ötesi/TSK görevlendirmelerini ilgilendiren özeti şöyledir:
- Re’sen (Zorunlu) Görevlendirme Yetkisi: Bakanlık, personeli önceden duyuru yaparak gönüllülük esasıyla görevlendirebileceği gibi, ihtiyaç duyulması halinde hiçbir talep olmaksızın re’sen (zorunlu olarak) da görevlendirebilir.
- İki Aylık Süre Sınırı: İdarenin bu zorunlu görevlendirme yetkisi sınırsız değildir. Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; re’sen yapılan geçici görevlendirme süresi bir mali yılda iki ayı geçemez. (İdarenin pratisyen hekimleri sınır ötesindeki veya yurt içindeki askeri tümenlere tam olarak “2 ay” süreyle göndermesinin temel yasal dayanağı bu maddedir.)
İdare, bu mevzuat hükümlerine dayanarak hekimleri 2 ay süreyle “re’sen” (zorunlu olarak) askeri birlik emrine görevlendirmektedir. Ancak görevlendirme işleminin yasal dayanağının olması, bu görevlendirme sırasında mesai saatleri dışında fiilen tutulan nöbet ve icap nöbeti sürelerinin ücretsiz yaptırılabileceği anlamına gelmez.
C-) İDARENİN “ÖDEME YAPMAMA” GEREKÇESİ: TSK-MSB ARASINDA İMZALANAN 2018 TARİHLİ PROTOKOL
Hekimler nöbet ücreti talebiyle idareye başvurduklarında genellikle 07.02.2018 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı arasında imzalanan “Sağlık Bakanlığı Tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerine Sunulacak Sağlık Hizmetleri Hakkında Usul ve Esaslar” başlıklı protokolle karşılaşmaktadır.
İdare savunmasını şu temele dayandırmaktadır:
- İlgili protokolün 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, personelin il dışına görevlendirilmesi bir mali yılda iki ayı geçemez.
- Aynı maddenin 9. ve 11. fıkraları gereği, TSK kadrolarında görevlendirilen tabiplere sağlık hizmetleri tazminatı, yurt dışı görev harcırahı ve yolluklar ilgili birlik (TSK) tarafından ödenmektedir. İdare; “Bu ödemeler yapıldığı için, ayrıca nöbet ve icap nöbeti ücreti ödenmesi mükerrerlik yaratır” diyerek talepleri reddetmektedir. Ancak bu savunma, İdare Mahkemeleri ve Anayasa Mahkemesi nezdinde tamamen çökmüş durumdadır.
D-) YASAL DÜZENLEME TAM OLARAK NE DİYOR?
1. 07.02.2018 tarihli Protokol Mad. 7:
Bu madde, Sağlık Bakanlığı personelinin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde görevlendirilme şartlarını ve mali haklarının kim tarafından karşılanacağını düzenlemektedir. Bu maddenin özeti şöyledir:
- Görevlendirme Sınırı: Milli Savunma Bakanlığının talebiyle görevlendirilecek sağlık personelinin il dışı görev süresi, bir yıl içinde toplam iki ayı geçemez.
- Asıl Kurumun Sorumlulukları: Görevlendirilen personelin temel özlük hakları ve harcırah ödemeleri, kadrosunun bulunduğu asıl kurum (Sağlık Bakanlığı) tarafından yapılmaya devam eder.
- TSK’nın Sorumlulukları: Bu görevlendirmeden doğan “sağlık hizmetleri tazminatı”, yurt dışı görev harcırahı ve ilave ödemeler ise personelin fiilen görev yaptığı TSK birliği tarafından ödenir.
2. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu Ek Mad. 17:
Bu madde, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) kadrolarında asli olarak çalışan veya Sağlık Bakanlığı/üniversiteler tarafından TSK bünyesinde görevlendirilen sivil ve askeri hekimlere ödenecek “sağlık hizmetleri tazminatının” yasal çerçevesini belirlemektedir. Bu kanuni düzenlemenin hekimler açısından pratik karşılığı şu şekildedir:
- Tazminatın Kapsamı ve Artırımlı Ödemeler: TSK’da görevli sivil veya askeri hekimlere; unvanları, rütbeleri ve görev yerleri dikkate alınarak maaş katsayıları üzerinden bir sağlık hizmetleri tazminatı ödenir. Özellikle 1. derece kritik illerde, zorlu şartlarda veya yüzer birliklerde görev yapanlara bu tazminat çok daha yüksek oranlarda (ilave tazminatlarla birlikte) verilir.
- Görevlendirilen Personelin Hakkı: TSK’nın ihtiyacı üzerine Sağlık Bakanlığından geçici görevle gelen uzman tabip, tabip ve diğer sağlık personeli de bu sağlık hizmetleri tazminatından doğrudan yararlandırılır.
- Vergi Muafiyeti: Bu tazminatlar aylık maaşla birlikte düzenli olarak ödenir ve damga vergisi haricinde hiçbir vergi kesintisine tabi tutulmaz.
- Diğer Alacaklara Engel Olmaması: Bu maddeye göre ödenen sağlık hizmetleri tazminatı; personelin kendi kanunlarından doğan diğer zam, döner sermaye, ikramiye veya ücret (örneğin nöbet ve icap ücretleri) ödemelerinin hesabında dikkate alınamaz. Yani idare, “Sana bu tazminatı ödedik, o yüzden diğer ücretlerini kesiyoruz” diyemez; bu ödeme diğer yasal haklardan bağımsız ve onlara ilave bir haktır.
3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek Mad. 33:
Bu madde, sağlık personelinin mesai saatleri dışında tuttuğu nöbetlerin yasal olarak nasıl ücretlendirileceğini düzenleyen en temel kanun maddesidir. AYM’nin iptal kararı çerçevesinde bu maddeyi değerlendirdiğimizde:
- Nöbet Ücretinin Temeli: Hastaneler, seyyar hastaneler veya 112 acil gibi kurumlarda mesai saatleri dışında kesintisiz en az 6 saat nöbet tutan ve bu nöbetin karşılığında kendisine izin kullandırılmayan personele nöbet ücreti ödenmesi emredici bir kuraldır.
- Artırımlı Ödeme: Söz konusu nöbet; acil servis, yoğun bakım veya 112 acil sağlık hizmetlerinde tutuluyorsa, hesaplanan nöbet ücreti %50 oranında zamlı (artırımlı) olarak ödenir.
- Saat Sınırının İptali: Maddede yer alan “ayda en fazla 130 saate (aile ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saate) kadar ödeme yapılır” şeklindeki üst sınır, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu sayede idarenin “130 saati geçtin, gerisini ödemem” deme hakkı elinden alınmış ve fiilen tutulan tüm nöbetlerin ücretinin ödenmesi yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.
- Vergi Muafiyeti: Nöbet ücretlerinden yalnızca damga vergisi kesilebilir; bunun dışında hiçbir vergi veya gelir kesintisi yapılamaz.
4. Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği Madde 5/g:
Bu madde, Bakanlık komisyonu tarafından ihtiyaç doğrultusunda re’sen (zorunlu olarak) geçici görevlendirilen hekimlerin ek ödeme (döner sermaye) haklarını güvence altına almaktadır. Bu maddenin özeti şöyledir:
- Çifte Ek Ödeme Hakkı: Re’sen görevlendirilen uzman tabip, tabip ve diş tabipleri, geçici olarak gittikleri sağlık tesisinden alacakları ek ödemenin yanı sıra, asıl kadrolarının bulunduğu hastaneden de ek ödeme almaya devam ederler.
- Asıl Kurumdaki Hesaplama Kriteri: Asıl kadronun bulunduğu hastaneden yapılacak ödeme rastgele yapılmaz; o hastanenin genel puan ortalaması ve hekimin kendi kadro unvan katsayısı esas alınarak hesaplanır.
- Tavan Sınırı: Hekimin hem geçici görev yerinden hem de asıl kurumundan aldığı bu iki ek ödemenin toplamı, mevzuatta belirlenen aylık mesai içi tavan ek ödeme tutarını geçemez.
5. Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği Madde 5/e:
Bu fıkra, sağlık tesislerinde çalışan personelin Bakanlığın taşra teşkilatına (örneğin İl veya İlçe Sağlık Müdürlüklerine) görevlendirilmesi durumundaki genel ek ödeme kuralını düzenlemektedir. Bu maddenin özeti şöyledir:
- Ödemenin Kaynağı (Yeni Görev Yeri): Kendi hastanesinden alınıp Sağlık Bakanlığının taşra teşkilatına görevlendirilen bir hekime veya sağlık personeline, ek ödemesi asıl kadrosunun bulunduğu hastane tarafından değil, fiilen görevlendirildiği kurum tarafından yapılır.
- Hukuki Ayrım (TSK Görevlendirmeleri İçin Önemi): İdareler hekimlerin asıl hastanelerindeki döner sermayelerini (ek ödemelerini) keserken genellikle bu tarz “görevlendirildiğin yerden alırsın” kuralını bahane ederler. Ancak TSK bünyesine, tümenlere veya sınır ötesine yapılan komisyon onaylı zorunlu (re’sen) görevlendirmelerde, bir önceki maddede incelediğimiz (5/g maddesi) özel istisnası devreye girer. Tümen bir sağlık tesisi olmadığı için hekim asıl hastanesinden ek ödeme almaya devam etmelidir. Bu iki maddenin ayrımını bilmek, idarenin “ek ödemeni kestik” savunmasını çürütmek için kritik bir detaydır.
E-) YARGI KARARLARI IŞIĞINDA HEKİMLERİN HAKLILIĞI
1. Protokoller, Kanunla Verilen Hakkı Kısıtlayamaz (Çanakkale İdare Mah. Kararı)
Hakkari 3. Piyade Tümen Komutanlığı emrine görevlendirilen bir pratisyen hekimin açtığı davada Çanakkale İdare Mahkemesi idarenin ret işlemini hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme, Anayasa’nın 18. maddesindeki angarya yasağına ve 657 sayılı Kanun’un nöbet ücretini düzenleyen Ek 33. maddesine atıf yapmıştır. Kararın en can alıcı noktası şudur: Kanunda yer verilen bir hak ancak kanunla kısıtlanabilir; MSB ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan Protokol veya Usul ve Esaslar gibi idari metinlerle hekimin nöbet ücreti hakkı elinden alınamaz. Ayrıca, MSB’nin “bu davada biz taraf değiliz” şeklindeki husumet itirazı da reddedilerek askeri idarenin de sorumluluğu vurgulanmıştır.
2. Tazminat Almak Nöbet Ücretine Engel Değildir (Samsun İdare Mah. Kararı)
Şırnak 23. Piyade Tümen Komutanlığı emrine re’sen görevlendirilen bir başka hekimin davasında, Samsun İdare Mahkemesi hekim lehine çok net bir içtihat oluşturmuştur. Mahkeme kararında iki önemli hususu tescillemiştir:
- Asıl Hastaneden Ek Ödeme Devam Eder: Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin 5/g maddesi uyarınca, re’sen görevlendirilen uzman tabipler (ve tabipler) görevlendirildikleri yer bir sağlık tesisi olmasa dahi asıl kadrosunun bulunduğu hastaneden ek ödeme almaya devam etmelidir.
- Tazminat Mükerrerlik Yaratmaz: 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun Ek 17/Ç maddesinde; bu maddeye göre yapılacak sağlık hizmetleri tazminatı ödemesinin, personelin ilgili mevzuatından doğan ücret ve benzeri ödemelerinin hesabında dikkate alınmayacağı açıkça belirtilmiştir. Dosyadaki puantaj kayıtlarında hekimin aylık yüzlerce saat icap nöbeti tuttuğu tespit edilmiş ve tazminat ödendiği gerekçesiyle nöbet ücretinin kesilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Nöbet Ücretinde “130 Saat Sınırı” İptal Edildi: Anayasa Mahkemesi’nin 26/11/2025 Tarihli, 2025/89 E.- 2025/243 K. Sayılı Kararı
Geçmişte idare, nöbet ücretlerini öderken 657 sayılı Kanun’da yer alan “ayda en fazla 130 saate kadar ödeme yapılır” kuralının arkasına sığınıyordu. 2 ay boyunca tümenden çıkamayan bir hekim doğal olarak bu süreyi çoğu zaman 2 ve hatta 3 kat aşmaktadır. Anayasa Mahkemesi, 26/11/2025 tarihli ve 2025/243 Karar sayılı içtihadıyla, aylık 130 saatten fazlasına ödeme yapılmayacağını öngören yasa hükmünü iptal etmiştir. AYM bu sınırlamayı, Anayasa’nın 18. maddesinde düzenlenen “zorla çalıştırma (angarya) yasağı”na aykırı bulmuş ve hekimlere orantısız bir külfet yüklediğine hükmetmiştir. Artık fiilen tutulan tüm nöbet saatlerinin ücreti eksiksiz ödenmek zorundadır.
F-) KRİTİK HUKUKİ TUZAK: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU’NA (OMBUDSMANLIK) BAŞVURMAK SÜRECİ UZATMAKTA VE HAKLILIĞINIZI ERTELEMEKTEDİR.
Birçok hekim dava masraflarından çekinerek veya süreci hızlandırmak umuduyla İdare Mahkemesi yerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) başvurma hatasına düşmektedir. Bu stratejik bir hatadır.
Sivrihisar’dan Hakkari’ye görevlendirilen bir hekimin başvurusunu inceleyen KDK, 21.03.2025 tarihli kararında hekimin nöbet ücreti talebini reddetmiştir. KDK, Anayasal denetim yapmak yerine idarenin yönetmeliklerini baz almış ve MSB’nin “Sağlık Hizmetleri Tazminatına İlişkin Usul ve Esaslar” metnindeki (normal, acil, branş ve icap nöbetleri için verilen) “Nöbet Hizmet Puanı” hesaplamasını gerekçe göstererek, tazminatın ilave bir ödeme olduğunu ve nöbet ücreti ödenmesinin mümkün olmadığını savunmuştur. İdari protokolleri kanunun üzerinde tutan bu tarz KDK kararları, hak arama sürecinizi çıkmaza sokabilir. Hedefiniz her zaman doğrudan İdare Mahkemesi olmalıdır.
G-) ADIM ADIM DAVA AÇMA REHBERİ VE USUL KURALLARI
İdari yargıda haklı olmak yetmez; usul kurallarına ve sürelere harfiyen uymak zorunludur. Aksi halde davanız süre aşımından reddedilir. İzlemeniz gereken hukuki süreç şu şekildedir:
- Zorunlu İdari Başvuru: Parasal haklarınızın eksik veya hiç ödenmediğini öğrendiğiniz tarihten itibaren 60 gün içerisinde ilgili idareye yazılı olarak başvurmalısınız.
- Dilekçenin İçeriği ve Deliller: Başvurunuz soyut olmamalıdır. Görevlendirmenin süresi, niteliği, ödenmeyen haklar ve emsal kararlar ayrıntılı şekilde dilekçede yer almalıdır. Görevlendirme yazıları, görevlendirme onayları, maaş bordroları, puantaj kayıtları, ödeme kayıtları ve kurum içi yazışmalar dava aşamasında en güçlü delilleriniz olacaktır.
- İdarenin Cevabı ve Dava Süresi:
- İdare başvurunuzu açıkça reddederse, ret kararının tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde İdare Mahkemesinde dava açmanız gerekir.
- İdare başvurunuza 30 gün boyunca hiçbir cevap vermezse (zımni ret), bu 30 günlük sürenin bittiği tarihi takip eden günden itibaren yine 60 gün içerisinde dava açılması zorunludur.
- Açılacak Davanın Türü ve Yeri: Açılması gereken dava, “İdari İşlemin İptali ve Tam Yargı Davası”dır. Görevli mahkeme İdare Mahkemeleri olup, yetkili mahkeme ise ret işlemini tesis eden idarenin bulunduğu yer idare mahkemesidir.
H-) SONUÇ VE ÖNERİLER
Yurt dışı görevlendirmeleri veya sınır ötesi askeri birliklerde (TSK bünyesinde) fiilen yürütülen kesintisiz mesailer ve buna bağlı nöbet/icap nöbeti ücreti talepleri, idari yargının son derece sıkı şekil ve süre şartlarına tabi olan hassas hukuki süreçlerdir.
Özellikle idareye zorunlu yazılı başvuru süreçleri, zımni ret sürelerinin takibi ve iptal ile tam yargı davaları sırasında yapılacak usul hataları, anayasal güvence altındaki haklarınızı tamamen kaybetmenize veya davanızın süre aşımından reddedilmesine neden olabilir. Telafisi imkansız hak ve maddi kayıplara uğramamak için sürecin en başından itibaren uzman bir avukattan hukuki destek almanız menfaatinizedir.
Bu karmaşık süreçlerde hak kaybına uğramamak adına, ödenmeyen parasal hakların tahsili ve idari dava süreçlerinin uzman bir avukat aracılığıyla yürütülmesi, telafisi imkansız maddi zararların önüne geçecektir.
I-) SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
Soru 1. TSK bünyesinde sınır ötesine veya yurt içine görevlendirildiğimde nöbet ve icap nöbeti ücreti alabilir miyim?
Cevap: Evet, kesinlikle alabilirsiniz. İdareler genellikle “sağlık hizmetleri tazminatı” ödediklerini bahane ederek bu ücretleri kesmeye çalışsa da, güncel İdare Mahkemesi kararları bu kısıtlamaları hukuka ve Anayasa’ya aykırı bulmaktadır.
Soru 2. İdare, ödediği “sağlık hizmetleri tazminatı”nın nöbet ücretini kapsadığını iddia edebilir mi?
Cevap: İdare bunu iddia etse de bu savunma hukuken geçersizdir. 926 sayılı Kanun’un Ek 17. maddesi, personele ödenen bu tazminatın; diğer ücret, zam ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacağını açıkça emretmektedir. Yani tazminat ayrıdır, mesai dışı emeğinizin karşılığı olan nöbet ücreti ayrıdır.
Soru 3. Görevlendirildiğim birlikte ayda 130 saatten fazla nöbet tuttum. Ücretimin tamamını alabilecek miyim?
Cevap: Evet, alabilirsiniz. Eskiden memurlar için uygulanan “aylık en fazla 130 saate kadar ödeme yapılır” kuralı, Anayasa Mahkemesinin 2025/243 numaralı kararıyla “angarya yasağına aykırı olduğu” gerekçesiyle iptal edilmiştir. Fiilen tuttuğunuz tüm mesai dışı saatlerin ücretini talep etme hakkınız doğmuştur.
Soru 4. TSK birliğine (örneğin bir piyade tümenine) görevlendirildiğimde asıl hastanemdeki ek ödemem (döner sermaye) kesilir mi?
Cevap: Kesilmemesi gerekir. Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin 5. maddesi ve emsal İdare Mahkemesi kararları uyarınca, re’sen görevlendirildiğiniz yer bir sağlık tesisi olmasa dahi asıl kadronuzun bulunduğu hastaneden ek ödeme almaya devam edersiniz.
Soru 5. Nöbet ücretlerim ödenmediğinde veya eksik yattığında doğrudan mahkemeye gidip dava açabilir miyim?
Cevap: Hayır, idari yargıda doğrudan dava açılamaz. Dava açmadan önce, işlemi tesis eden idareye (maaş ve ödemelerinizi yapan kuruma) zorunlu yazılı başvuru yapmanız hukuki bir ön şarttır.
Soru 6. İdareye başvuru yapmak ve sonrasında dava açmak için yasal sürelerim nelerdir? Cevap: Ücretinizin eksik ödendiğini (veya ödenmediğini) öğrendiğiniz tarihten itibaren 60 gün içinde idareye başvurmalısınız. İdare talebinizi açıkça reddederse, ret yazısının size tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava açmanız şarttır.
Soru 7. İdareye dilekçe verdim ancak haftalar geçti hiçbir cevap gelmedi. Ne yapmalıyım? Cevap: İdarenin başvurunuza 30 gün boyunca hiçbir cevap vermemesi, hukuken “zımni ret” (örtülü ret) anlamına gelir. Bu 30 günlük sürenin bittiği günden itibaren 60 gün içinde dava açma hakkınız başlamış olur.
Soru 8. Mahkeme masrafı olmasın veya süreç hızlı bitsin diye Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsmanlığa) başvurmam mantıklı mı?
Cevap: Kesinlikle tavsiye edilmez. Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), mahkemeler gibi Anayasal denetim yapmaktan ziyade idari protokollere dayanarak karar verme eğilimindedir ve hekimlerin bu yöndeki taleplerini reddetmektedir. Vakit kaybetmemek ve hakkınızı layıkıyla aramak için doğrudan İdare Mahkemelerinde dava sürecini başlatmalısınız.
Soru 9. Nöbet ücretimi faiziyle geri almak için açacağım davanın türü ve yeri neresidir? Cevap: Açmanız gereken davanın türü “İdari İşlemin İptali ve Tam Yargı Davası”dır. Bu dava, hukuka aykırı ret işlemini tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki görevli İdare Mahkemesinde açılmalıdır.
Kuzey Irak üs bölgesinde haklarımı nasıl alacağımı düşünürken bu belirsizlikte bu yazıyla karşılaşmam büyük bir tesadüf oldu. Aklımdaki çoğu soru işaretini giderdim. Yazınız için teşekkürler.
Geri dönüşünüz için teşekkür ederim. Kolaylıklar diliyorum. Umarım yazı faydalı olmuştur.